27 Haziran 2010 Pazar

25 Haziran 2010 Cuma

Behlül yine kaçtı...

Selam. Bugün hava yine kapalı... Zaten Aşk-ı Memnu da bitti, çok moralim bozuk :( Behlül de benim yaptığım erkek genellemelerine %100 uyuyor işte. Eeeee dedim ya bu işin okulunu okuyorum ben. Hem sadece Behlül mü?? Firdevs Hanım'ın gözlerinin içine bakarak şiirler okuyan Çetin Özder'e ne demeli?? Kadıncağıza felç gelince o uslanmaz romantikten eser kalmadı. Kadının elini bıraktı gitti... Nerde sadakat? Nerde bağlılık? Çok şey mi bekliyorum? Hayır anlamıyorum yani X, Y olunca bu kadar mı bozulur insan... Bir kromozom bu kadar mı değiştirir insanı?? Bu arada zavallı Bihter’e gerçekten çok üzüldüm. E herkes benim gibi erken yaşta çözemiyor ya erkekleri, böyle onların yalanlarına, ihanetlerine uğrayıp perperişan oluyor zavallılar!

Offf neyse... Ben kendi hikayeme bakarım. Hala umudumu kesmeden kendi başrolümü oynuyorum, elbet benimle birlikte bu hikayeyi yazacak biri çıkacak onu da biliyorum. En iyisi havaya rağmen dışarı çıkıp bir kahve içip, Aşk-ı Memnu'nun üzerimdeki negatif etkilerinden sıyrılmak...

24 Haziran 2010 Perşembe

Leeet the sunshine innn hava kapalı olsa daa :))

Bugün keyfim yerinde. Saçlarıma ufak bir değişiklik yaptırdım, hoşuma da gitti epey. Ama merak etmeyin bambaşka biri olmadım tabi, hala videolardan bildiğiniz gördüğünüz gibiyim :) Video demişken, yorum ve maillerde diyorsunuz ya son videoda söylediklerimi bir yerden okuyormuşum?? Nası yalann :))) Okuyacak olsam yazarım bir kağıda, alırım çıktısını gözünüzün önünde okurum değil mi ama, kimden neyi gizliyorum ki. İşte beni en çok sıkan şeylerden bir diğeri de bu. Paranoyaaa!! Alo nerdesin Merve, kimlesin Merve, yanında kim var Merve, kime baktın Merve… Ne olur ki biraz güvenseniz kız arkadaşlarınıza çok mu zor olur? Tamam, hiç ilgilenmeyin aramayın sormayın demiyorum ama bir şey söylediğimizde de inanıverin ya. Bunu da listeme eklemek en iyisi galiba, "Paranoyak olmayacak, ikide birde burnuna kötü kokular gelmeyecek!" Şimdiye kadar istediklerimden en zoru bu oldu galiba ama inanıyorum böyle birisi olabileceğine. Farklı bir adam mutlaka VAR…

Ha bir de yeni video soruyorsunuz, dün akşam bir tane çektim ama pek beğenmedim, kafamdakileri aktaramadım tam. Bu akşam hazır keyfim de yerindeyken yeniden çekip yüklerim yakında. Hem o zamana kadar biraz daha ezber çalışayım bari. Sonra kulp takıyorsunuz ;Pp Görüşürüzz

22 Haziran 2010 Salı

21 Haziran 2010 Pazartesi

Sıcak... Çoooooook sıcak...

Offff... Çok sıcak... Hafta sonu yağmuru iyi gelir diye düşündüm. Ama havayı daha da sıcaklaştırdı :(( Bütün bir Pazar akşamı evde kaldığıma değmedi sizin anlayacağınız. Bunun dışında kelebek enflasyonunun beni de vurduğunu söyleyebilirim. Sabahtan beri evin içinde kovalamaca oynuyorum. Bir oraya bir buraya sürüklüyorlar beni. Yakamı kurtarabilirsem kendilerinden, öğleden sonra okulda çimlere yayılmayı düşünüyorum :)) Blog süpper gidiyor. Bu iş iyice eğlenceli olmaya başladı. Düşündüğümden çok daha fazla insan benimle diyaloga girmeye çalışıyor. Peki beklentilerimi karşılayan var mı içlerinde? Maalesef yok :((

Ama olacak. Ben inanıyorum. Bu şekilde de aradığımı bulamazsam... Offf ya, inşallah bulurum. Aksini düşünmek bile istemiyorum...

19 Haziran 2010 Cumartesi

18 Haziran 2010 Cuma

Amanın

Tamam ilgi bekliyordum ama iki günde bu kadar ilgi biraz fazla oldu :) Hakkımda ortaya atılan iddiaları okumaktan şu saate kadar bir şeyler yazamadım, o derece. Yazılanları okurken bazen gülüyorum, bazen üzülüyorum, bazen kızıyorum. Ama hala pişman değilim. İyi ki yaptım diyorum. İyi ki yaptım da bir şeylerin farkına vardı insanlar. Fake olduğumu düşünmelerini bile umursamıyorum. Kararlı bir şekilde arayışımı sürdürüyorum. Bakalım şu meret bana aradığımı buldurabilecek mi.

16 Haziran 2010 Çarşamba

İşte buradayıım!

Merhabaa

"Merhaba" diyerek başlamak bile istemiyorum aslında :)

Hayatımda açtığım ilk blog bu. Amacım Amerika'yı yeniden keşfetmek değil, derdimi anlatmak. Derdim de belki binlerce kızdan farklı değil. Sadece kimsenin anlatmadığı gibi anlatmak istiyorum ben. Lafı dolandırmaktan, kısır döngülerden, hep aynı şeyleri yaşamaktan, her seferinde ilk kezmiş gibi heyecanlanmaya çalışmaktan usandım. Kendimi ne kadar net ifade edersem, ne kadar dürüst olursam, o kadar mutlu olacağıma inanıyorum artık. Bir şeyleri değiştirmek, iki tarafı da bir sürü külfetten kurtarmak bu kadar zor olmamalı. Bunun için buradayım. Her seferinde tek tek bunları anlatmaktansa, tek seferde herkese duyurmak, herkesin anlamasını sağlamak için. Tamam bu beni süper kahraman yapmaz ama, belki Lois Lane benimdir? Neden olmasın :)